Eylül 19, 2011
interleaning:

USSR national team, date unknown.

interleaning:

USSR national team, date unknown.

(zero3eleven gönderdi)

Eylül 14, 2011
Van Basten’in kanat çırpışının küçük ben de yarattığı kasırgadan bahsederken tam, sporx de bu fotoğrafı ve alıntıyı gördüm ve hemen cukka cebe indirdim.
“Benim için kültür, Marco van Basten’i seyretmektir.” Diego Armando Maradona

Van Basten’in kanat çırpışının küçük ben de yarattığı kasırgadan bahsederken tam, sporx de bu fotoğrafı ve alıntıyı gördüm ve hemen cukka cebe indirdim.

“Benim için kültür, Marco van Basten’i seyretmektir.” Diego Armando Maradona

Eylül 9, 2011

o 14 gün boyunca da yok yere bu şarkıyı dinledim.tatil havaları işte güzel şeyler aslında.geniş geniş neni neni.

Eylül 4, 2011
14 gün geride kaldı önümde ise çalışarak geçirmem gereken 25 sene var yine böyle yatmayı hak edebilmek için.said allah belası versin said. sahi şu turkcell reklamındaki nejat yavaşoğulları mı ya?adamı itin götüne sokmuşlar resmen.budur yani.

14 gün geride kaldı önümde ise çalışarak geçirmem gereken 25 sene var yine böyle yatmayı hak edebilmek için.said allah belası versin said. sahi şu turkcell reklamındaki nejat yavaşoğulları mı ya?adamı itin götüne sokmuşlar resmen.budur yani.

Ağustos 12, 2011
Ağustos 9, 2011

Ya sev ya öl diyenlere inat Londra’ya, Liverpool’a, Birgmingham’a selam olsun (Erzurum’a gideri var).

Ağustos 8, 2011

1988 de, daha 10 küsur yaşında Hollanda - SSCB finalinde Van Basten belki de görüp görebileceğim en güzel golü gelişine itelediğinde üzülmüştüm. O golün tadına varmak varken mahallede ben sinirli bir Alexei Mikhailichenko idim. Kaleye geçtiğimde tombul ama acımasız Dasayev. Fena mı oldu ama Van Basten bir yana Ruud Gullit diye bir adamla tanıştım o gün, tanıdıkça da sevdim. Artık bıkınlık veren ebleh futbolcu tiplemesine inat, Ruud Gullit namı değer Captain Dread..

Yaz sıcağında yine futbolum geldi velhasıl, akıla takılan serbest çağrışımlarla avunuyorum. Gelip gidip futbol diye kulağıma fısıldıyorlar ya orası fena

Temmuz 11, 2011
Temmuz 5, 2011

“İnsan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yaşıyor, sağa sola şuursuzca koşturup neşeyle kişniyor. Sonra büyüyor, büyüdükçe salaklaşıyor, salaklaştıkça unutuyor o mesut diyarı, bir nevi ölüyor. Çocuklukla yaşlılık arasındaki o dönem araf misali; kitabesi ağır mesailerle, küçük hesaplarla, kesif mutsuzluklarla yazılan bir mezartaşının gölgesinde azap gibi boktan hayatlar. Yetişkinler zombilere benziyor…”

Murat Uyurkulak - Bazuka

Haziran 30, 2011

pıt

Türkiye, karapara ve terörün finansmanında OECD tarafından “sınıfta bırakılmış”. Bu haylaz ama şirin ülkede hal böyleyken aynı esnada “geçtiğimiz yıl 50 kg esrarla yakalanan ve yedi kişiyle birlikte cezaevine gönderilen başbakan Erdoğan’ın yeğeni Mehmet Erdoğan, satıcı değil içici olduğunu ileri sürdü ve tahliye edildi”. Evini duvardan duvara buzdolabı ile döşetip mançiz zulası yaptığı her halinden belli olan Mehmet bey “22 yıldır uyuşturucu kullandığını, ancak hiçbir zaman bu işin ticaretine girmediğini” söyledi.

Akabinde Türkiye’nin dış borcu “tavan yaparak” son beş senede %70 artış gösteriyor. O artışını göstere dursun yine Türkiye’ de ekonomik büyüme hızı tavan yapmak yerine şerefli bir “rekor kırarak” %11’i görüyor. O da rekorları darma duman edip aya fezaya gidip galaksileri keşfededursun yöneticilerimizin ücretlerindeki artış %7,8 ile sadece “ilk sıralarda” yer alıyor.

o zaman?e hadi dans edelim.

sedatiflog